https://www.google.com/maps/place/Medical+Park+Trabzon+Karadeniz+Hastanesi/@40.9996278,39.7004003,15z/data=!4m5!3m4!1s0x0:0x5d4ced2eab7cbefa!8m2!3d40.9996278!4d39.7004003
  • Makaleler
  • Pardon! Bu sabah duygunuzu kimden aldınız?

Pardon! Bu sabah duygunuzu kimden aldınız?

Pardon! Bu sabah duygunuzu kimden aldınız?

PARDON!

 BU SABAH DUYGUNUZU KİMDEN ALDINIZ?

 

Anne ve bebek arasında yüz ifadesi, dokunma, ses, kelimeler, mesafe ve yakınlık gibi kanallarla iletişim tarzı ve zemini oluşuyor. Çocuk, yetişkin olduğunda da kullanacağı bu dışsal girdileri sağlıklı veya sağlıksız şekilde içine alıyor, kopyalıyor. Bakıcı (anne) tüm bu kanallardan çocuğun ihtiyacına göre davranırsa olumlu ve sağlıklı ilişkiler gelişirken, daha çok kendi ihtiyacına göre davrandığında maalesef olumsuz ilişki modelleri oluşuyor; duygu kası gelişemiyor.

 

İnsanlar Duygularla Birbirine Bağlıdır: Beynimizin özellikle sağ bölümü iletişim kanallarıyla yakın ilişkide olduğu insanlarla bir duygu akışı içindedir. Yani, anne karnından itibaren insan insanı etkiler, duygular görünmeyen bağlarla birbirine geçiş yapar. Annenin bebeğine verdiği gülücükte bebeğin değerlilik duygusu oluşur. Tersine, asık suratlı, depresif bir anne bebeğine kendi değersizlik duygusunu yükleyebilir.  Genelde çocuklar paratoner gibi etraftaki kötü duyguları almaya çok açıktırlar. Birçok yetişkin bazen bilerek bazen bilmeyerek onlara patlayarak, bağırarak, işgal veya ihmal ederek kötü duygularını atmaya çalışır.

 

İnsanın en önemli ihtiyaçlarından biri duygusunun kabul görmesidir. Kabul gören öfke, değersizlik, suçluluk, kıskançlık gibi duygular bir hamleyle aşılacak akıntıdaki küçük taşlar gibidir. Kabul edilmeyen duygular ise yaş ilerledikçe aşılamayan dağlara dönüşür. Bu duygusal dayanıklılık kapasitesini oluşturur ve ne kadar zayıf ise diğerine o kadar içinizdeki dayanamadığınız duyguları atma veya diğerinin kötülerini alma eğiliminde olursunuz. Duygusal kapasitesi zayıf olan biri çözümle ilgisi olmayan ifadelerle karşısındakini duygusunu almaya zorlar. Her türlü duygu bu yollarla aktarılabilir. Örneğin sataşır, kavga çıkarır,  bağırır, aşağılar, eleştirir, yüzünü ekşitir, saldırı niteliğinde kelimeler kullanır ve bazen kendine saldırtır. Bu gibi davranışlar diğerinde çok kötü duygulara yol açar.

 

Empati ve Duygu Aktarma Farklı: Duygu aktarmanın empatiden farkı, özellikle yüklenen kötü bir duygu ise size ait olmayan ve çoğunlukla aniden yüklenmiş hissi verir.  Eşiniz durup dururken sizi aşağılıyorsa, iş arkadaşınız siz sormadığınız halde size kusurlarınızı sıralıyorsa kötü duygularını (örn, değersizsin, yetersizsin gibi) size yüklemeye çalışıyor olabilir.  Bir çiçek aldığınızda, iltifat ve olumlu eleştiri aldığınızda, sevgi başta olmak üzere birçok iyi duyguyu da alabilir ve bir anda enerjinizin yükseldiğini fark edebilirsiniz. Bu da duygu kasını geliştiren bir davranış olur.

 

Kendine Temas Etme Kendini Onarma Gücü Verir: İyi duygular almak için kendi olumsuz duygularınızla temasa geçmelisiniz. İyi hissettiğiniz anlardan çok kötü hissettiğiniz anların peşini bırakmamalısınız. Burada ben neden böyle hissettim? Bu duyguya ihtiyacım var mı? Bunu daha önce nasıl yaşadım? gibi sorular kendinize temasınızı artırır ve “dağlar” küçülmeye başlar. Buna “duyguları onaran alet çantası” diyorum. Alet çantası zengin yani kötü duygu deneyimi zengin olan bir çocuk, yaş aldıkça hayatla baş edebilir ancak bu alet çantasını içselleştirememiş ise hep bir başkasında bu gücü arar, bir başkasına olumsuz duygularını yükler veya kendisine yükleyen insanları etrafına çeker. Duygusal olarak içerisi ne kadar zengin deneyime sahip  ise beyin dışarıdan o kadar az etkilenir.

 

Daha anne karnındayken annenin duygularından etkilenen bir beden ve beynimiz var. Olumlu olumsuz her yaşantı bir yerlerde kayıtlı halde ve yükü ağır olan olumsuz deneyimler zihni gerçeklikten kopartırlar ve baş edilemez hale gelirler. Duygularımız görülmemiş ve eleştirilmiş, ihmal edilmiş ise duygusal dayanıklılık zayıf olur ve bu zihinsel rahatsızlıkların temelini oluşturur.

 

Birkaç Tavsiye,

  • Çevrenizde sürekli kötü hissettiren insanlar oluyorsa o kişinin özelliklerini çocukluk döneminizde arayın.
  • Ani duygu veya davranış değişimlerinizde sık sık bu duygu bana ait bir duygu mu diye sorun.
  • Nasıl o duygunun başladığını hatırlamaya çalışın.
  • Kendi kötü duygularınıza tıpkı çocuğunuzmuş gibi şefkat gösterin.
  • Kendinize kızmadan olumsuz duygunuzu normal kelimelerle tarif edin.
  • O duyguyla iken neye ihtiyacınız olduğunu düşünün.
  • Kendinizi çözüm olabilecek davranışlara zorlayın.
  • Kötü hissetmekten korkmayın. Dağları bu şekilde küçük taşlara çevirebilirsiniz.
  • Sevme kapasitenizi zorlayın ancak bunu sınırlarınızı işgal edilmesiyle karıştırmayın.
  • Deneyim değiştirir, sağlıklı ilişkiler iyileştirir.
  • Sağ beyin, bir başka sağ beyin ile etkileşime girerek duygularını onarır.
  • Samimi insani ilişkilere ve insanlara yatırım yapın ve en önemlisi iyi duygu almak için kendinizi ihmal etmeyin.