HAYATA ACIKARAK UYANIN

HAYATA ACIKARAK UYANIN

SAĞLIKLI RUHSAL BAĞIŞIKLIK SABAHTAN BAŞLAR

 

“Hayata Acıkarak Uyanın”

 

Steve Jobs’ın “hayata acıkarak uyanın” cümlesini duyduğumda sabah uyanmaları üzerine bu yazıyı hazırlıyordum. Sabahlarımızı  doğru bir şekilde deneyimlemenin önemini ve bunun da  bizi kendimize daha çok yakınlaştıracağını bir kez daha fark ettim. Erken kalkmanın verdiği zorluğu yaşayacağınız birkaç hafta sonrasında güne erken başlamanın olumlu etkilerini ve konforunu fark edeceksiniz. Gelin şimdi kendiniz için bir karar verin ve  sabahlarınızı kısaltan zorlukları kolaylaştıracak birkaç teknikle devam edelim. 

 

  • Günaydı! Gözünüzü Açtığınız İlk Ana Sahip Çıkmakla Başlayın

Sabah uyandığınızda merak ve keyif gibi duygularla uyanmıyorsanız zihniniz  kötü düşüncelerin esiri olmuş ve bu perdelemenin anlamı o gün olacak güzellikleri fark etmeyecek oluşunuzdur.  Güne başladığınız ilk anda neredesiniz? Henüz gerçekleşmemiş veya geçmişte olmuş olayları sahnelediğiniz zihninizin sinema salonunda mısınız? Bunların hiç biri size iyi duygularla güne başlatmayacak.  Şuan elinizde ne varsa onunla ilgilenebilirsiniz. Gücünüz şimdide.  Şimdiki an sahip olduğumuz en değerli an. 

 

  • Size İyi Gelen Küçük Şeyleriniz Var Mı?

Size iyi gelen özenli ama kısa anlarınız eski virüslü dosyalarınızı temizleyebilme özelliğine de sahiptir. Küçük şeyler birikerek zihninizde yeni “yazılımlara” yol açarlar. Bunların rutin olması iyileştiricidir. Çünkü beyin rutini sever. Bu anne karnında başlayan bir süreçtir. Bebek annenin yeme, uyuma,  vb günlük rutinlerinde aksama olduğunda ruhsal olarak daha dağınık bir duygulanımla hayata başlayabiliyor.  Klasik bir örnek vardır. Kendinizi 2 dakika kahkaha atmaya zorladığınızda bir anda iyi hissettiğinizi fark edersiniz. Kendinize özgü oluşturacağınız rutinlerinizde saçmalamak serbest. Örneğin  3 dakikalığına absürt bir ritimle dans edebilirsiniz. Kısa olabilirler ancak size ait ve mükerrer defa olmaları önemlidir. Küçük iyilerinize, günün ilk saatlerinde yer vermeye alıştığınızda o saatleri kaçırmak ve uykuyla öldürmek istemeyeceksiniz.  Günlük iyi rutinlerinizi gece yerine günün ilk saatlerine ayırmaya gayret gösterin.

 

  • Uyku Kaçıranlar; Olumsuz Düşünce Ve Duygulara Bir Yol

Zihninizi akan bir nehir gibi düşünün. Nehirden sürekli sizi şimdiden uzaklaştıracak düşünceler çekip durursunuz. Bunun sonucu gecelerin en büyük belası yastığa başınızı koyar koymaz gelen “şu oldu, bu oldu” lardır. “Onu o zaman düşünürüz” adlı etkinliği deneyelim: Günün hangi saatinde isterseniz,  sakince oturun, bedeninizi yavaşlatın, 1,3 ,5 veya 10 dakika, 1 saat  ne kadar isterseniz, yalnızca zihin nehrinizin düşünce akışını fark edin.  Zihninize gelen düşüncelere yalnızca izin verin; filtrelemeyin, cevap bulmayın, çözmeye çalışmayın, eleştirmeyin veya değerlendirmeyin, o düşünceleri bırakın aksın.  Ne kadar çok yaparsanız o kadar çabuk gece uyku kaçıranlardan kurtulursunuz. Aynı zamanda daha çok şimdiye dönme alışkanlığı kazanırsınız.  Zamanla olumlularla ve şimdiyle ilgilenen bir düşünce nehriniz şekillenir. Algılarınızı Davranışlarınız Değiştirecek. Gece rutininizi sabahın erken saatlerinde yaptığınız rutinlere çevirdiğinizde daha verimli ve mutlu bir gün geçirdiğinizi fark edeceksiniz.

 

  • Şuanda Biraz Acıktınız Mı? Biraz Daha Acıkmak İçin Hayal Kurun

Hayal beyin için en iyi motivasyonlardan biridir. Güne erken kalkmak istediğiniz günlere ulaştığınızı zihninizde canlandırın. Uyanmışsınız. Uykuya doymuşsunuz. İyi duygularınız var. Sizi yargılayan çocukluk otoritelerinizle değil içinizdeki çocuk ruhunuzla keşfe çıkıyorsunuz. Gün, tümüyle deneyimlemek için sizi bekliyor. Gecenizde de “onu o zaman düşünürüz” kalkanınız hazır. Artık geceyi yarım şekilde dinlendirmek ve günün bir çok fırsatını öldürmek istemiyorsunuz. Hayata her sabah acıkıyorsunuz ve bu sahip olabileceğiniz en güzel açlıklardan biri olabiliyor.  Ruhsal dayanıklılık düzeyimizde bir çok olumlu katkısı olacak zengin sabahlarımızın olması dileğiyle.

 

Uzman Klinik Psikolog Vildan Çelik