• Makaleler
  • “Elimde Değil, Uyku Dengesini Oturtamıyorum”

“Elimde Değil, Uyku Dengesini Oturtamıyorum”

“Elimde Değil, Uyku Dengesini Oturtamıyorum”

SAĞLIKLI RUHSAL BAĞIŞIKLIK SABAHTAN BAŞLAR 2

 

“Elimizde Değil, Bu Dengeyi Oturtamıyoruz”

Bir önceki yazı da sabah gecikmelerinin sebeplerine bakmıştık. Sabahları zihinsel uyanması geç olması konusunu bir çok insanla konuşuyorum. Genel olarak aldğımı cevaplar “Elimizde Değil, Bu Dengeyi Oturtamıyoruz” gibi  başlıklar altında oluyor. Buna birkaç farklı bakış açısı ekleyerek devam edelim.

 

  • “Uyanamıyorum Elimde Değil” Bir Sebep mi?

Güzel bir haberim var. Erken uyanmak elimizde çünkü bedenimiz güne erken başlamak üzerine programlı. Bunu, ruhsal sisteminizin bağışıklığın zemini olarak düşünebilirsiniz. Güne erken başlamak sizi iyi hissettirecek hormonal düzenlere fırsat tanıyor. Örneğin güneşin ilk ışıklarını izlemeniz gece yatışınızı sakinleştirecek ve kolaylaştıracak hormonal etkiler yapıyor. 

 

  • “Sadece Geceleri Kendimle Kalabiliyorum”

Akşam mı dinlenelim sabah mı? Çoğunlukla çocuklu evlerde gecenin ilerleyen saatleri sessiz ortam tercihi olduğundan uyanık kalınacak saatler olarak tercih ediliyor. Gece yapmaktan hoşlandığınız tüm sessizlik odaklı rutin veya hobilerinizi güne erken başlayarak yapabilirsiniz.  Sabahın 5 inde film izlemek kulağa tuhaf gelebilir ancak yarı uykulu sabahın stresiyle izlenecek gece 1 filminden daha konforlu olacaktır.

 

  • “Uykuda Zorlanmalar Nedeniyle Uyuyamıyorum”

Güncel stres kaynakları, ruhsal sorunlar,  fiziksel problemler veya “önemli mevzuları yataktayken çözme alışkanlıkları” gibi bir çok konu uyku hijyeninde sorunlara yol açabiliyor. Burada heyecan verici olan beynin ortalama 21 günlük rutin sonunda otomatik kazandığına dair bulgulardır. Güçlü bir kararlılık göstereceğiniz birkaç haftalık kolay pratiklerle güne zinde başlayabilecek, gecenizi huzurla geçirebilir hale geleceksiniz. Uyku hijyeninizi düzeltebilmenin birçok yolu var. Bu konuyla çalışan profesyonellere danışmaktan kaçınmayın. İyi bir ruhsal hijyen de bunun getirisi olacaktır.

 

  • “Herkesin Benimki Kadar Zor Koşulları Yok?”

Hatta Terapide çalışılan şey çoğunklukla bu olur. Olumsuz yaşantılarda da bakış açınız bizi hayata tutunduracak. Beden, zihin, duygu ve düşüncelerimiz belli bir uyum içinde sabit, güçlü bir bakış açısı geliştirir. Sabah uyandığımız dakikalar, zihnimizin bir önceki günden kalanları sindirdiği, ayrıştırdığı, yorumladığı ve dosyaladığı dakikalardır. Bakış açımız ne kadar esnek, tutarlı ve olumlu olursa bu dosyalama bizi hayata ve zorluklarına karşı o kadar güçlü nitelikte olur.

 

  • “Vaktim Dar, Meşgalem Çok”

Çocukluk yıllarımızdaki merak ve keşif duygusu bir çok sebeple bakıcılarımız tarafından bizden alınıyor.  Çoğunlukla okuldan keyif almak değil sınavda başarı kazanmak odaklı hale getirilmek bir örnek olabilir. Bunu yeniden oluşturma şansımız tabi ki var. İstemek yeterli. Eğer yapamıyorsanız bu henüz yeterince istemiyorsunuz anlamına gelebilir.  Vaktin bolluğu değil, kalitesidir denir ya hani, işte sabahlarınızı ne kadar kaliteli hale getirirseniz o kadar  geniş zaman hissi veren duygularınızla bütünleşeceksiniz. Gece rutininizi sabahın erken saatlerinde yaptığınız rutinlere çevirdiğinizde daha verimli ve mutlu bir gün geçirdiğinizi fark edeceksiniz.

 

Devamı bir sonraki yazı da: “Hayata Acıkarak Uyanın”

Uzman Klinik Psikolog Vildan Çelik