ÇOCUKLARDA ÖFKE KONTROLÜ

ÇOCUKLARDA ÖFKE KONTROLÜ

“ÇOCUĞUM ÖFKELENDİĞİNDE NE YAPACAĞIMI ŞAŞIRIYORUM”

Çocukların henüz duygu düzenleme süreçleri tam olarak gelişmediğinden öfke gibi bir çok duyguda kendilerini durduramayabilirler ve bu nedenle çocuklar öfke tarzlarını farklı şekillerde gösterebilirler.  Burada saldırganlaşabilen veya nöbetler halinde öfkelenen çocuklardan, anne babaları panik haline sokan öfke tarzlarından ve öfkeli çocuklardaki işlevsel davranışlardan söz edelim.

 

Çocuklarda öfkenin en genel kaynağını “kendini ifade edememe” olarak düşünebiliriz. Çocukların zihin gelişimi henüz duygularını frenlemede yeterli olamadığı için duygusal ihtiyaçlarını tam olarak dile getiremeyebilirler. Çocuğunuzun iç dünyasını tam olarak açamamasıyla ilişkisini düşünebilirsiniz. Anlaşılmayacağına olan inancı çoğunlukla öfkeye yol açar. Size ifade etmeyi bilmiyor veya biliyor ise de karşılığında anlaşılmayacağına inanıyor olabilir.

 

Başlangıç önemli.  Öncelikle çocuğunuzun ne kadar süredir bu tarz davranışları olduğunu incelemekle başlayın. Yakın zamanda başlayan bir öfke tarzı ise çocuğunuzu tahammülsüz yapan bir stres faktörü düşünülebilir. Bunlar arasında, okul ya da evde yolunda gitmediğine inandığı durumlar, aile içinde veya yakın çevrede travmatik olabilecek deneyimler yer alabilir. Hep böyleydi diyorsanız bu daha çok çocuğun çevreden öğrene geldiği bir öfke tarzıdır.

 

Öfkesini tetikleyen o anlık durum veya olay nedir? Kardeşinin vurması gibi bir olay, dondurmasının yere düşmesinde yaşadığı hayal kırıklığı ya da anlaşılamamanın verdiği öfke gibi örneklerden tutun da, okul rekabetine dayanamama, anneyi kıskanma, geç konuşma gibi uzak olasılıkları da gözden geçirin.  Özellikle kardeş kavgaları çok olan evlerde anne babalara kavga sebebini o sırada sorgulamaMAlarını öneriyorum. O sırada bir kriz söz konusu ve hiç kimse objektif olamayacağından,  adil olmaya çalışırken tam tersini yapıyor olabilirsiniz.

 

Kendi öfke deneyimlerinizi inceleyin. Çocuklar öfke ifade tarzlarını çoğunlukla aileden, birincil bakıcılarından öğrenirler. Aynı ortamı sık paylaştığı kişilerle (abi, abla  veya sık gördüğü kuzenleri ve arkadaşları) benzer öfke ifade tarzları sergileyebilirler. Kendi öfkenizi şöyle irdeleyebilirsiniz; “öfkelendiğimde istemediğim birine büründüğüm oluyor mu?” cevap evet ise büyük olasılıkla sizin de öfke kontrolünüzde yolunda gitmeyen durumlar var demektir.

 

Öfkeyi Çocuktan Almak Yerine Çocuğa Yatışmayı Öğretebilmek:

Çocukların, duygularının bir an önce sakinleştirilmesi yerine diğer tüm duygularında olduğu gibi öfkesini de yatıştırmayı sizin yardımınızla öğrenmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, çocuğunuzun ihtiyacı onun duygusunu ondan almak değil, ona kendisini yatıştırmayı deneyimletebilmektir. Bu nedenle çocuğunuzu öfkeli gördüğünüzde acele etmeden aşağıdaki basamakları deneyin.

 

Çocuk öfkelendiğinde karşısındaki yetişkin acele edebiliyor. Bedeninizle çocuğa çok yaklaşmak, ona ısrarla dokunmaya çalışmak, sarılmak benzeri durumlarda da aynı şey söz konusudur. Acele ettiğinizde, yani telaşa kapıldığınızda çocukta öfkesini daha iyi anlayabilmeniz için daha tepkisel davranmaya başlar. Karşısında telaş ve üstüne düşme gördükçe daha tepkisel olma şeklinde bir kısır döngü meydana gelir.

 

Öfkeli çocuk henüz kendisinde ne olduğunu anlamlandıramadığı için uyarılarınıza o sırada algıları kapalı olacaktır ve sizi duymakta zorlanacaktır. Bu nedenle üstüne düşmek, sorularda ısrarcı olmak, sizi duymadı diye tekrarlamaya devam etmek veya öfkeli bir tutum sergilemek bir anlam ifade etmeyeceği gibi onun daha da yükselmesine, kendisini öfke diliyle daha da şiddetli anlatmasına yol açacaktır.

 

Öfkenin sebebini ona sormak yerine tahmin etmeye çalışın ve sakinliğinizle ilgilenin.  Çünkü bunu konuşabilmeniz için onun bu duygudan çıkması gerekiyor. O zamana kadar sabredin. İçindeki rahatsız edici duyguları düzenlemeye çalışırken sizin ondan duygusal olarak kopmayacağınızı ve kendisinden nefret etmeyeceğinize dair inançlarının oluşabilmesi için ebeveynin de sakin kalabilmesi gerekir.

 

“Dünyanın en normal durumu gibi davranmak: sahneyi dondurmak.” İlk tepkiniz normal olursa devamı da sağlıklı gelecektir. Bir aile yemeğindeyseniz yemeği bırakın, arabadaysanız aracınızı sağa çekin, parktaysanız, oyunu bırakın ve  sakince bir kenara yaklaşın. Neresi olursa olsun bulunduğunuz sahneden çıkın ve çocuğunuzu anlamaya çalışın. Üstüne düşmeden ve ısrarcı olmadan onu sakince izlemeye, onu hissetmeye çalışın. Duygusunu, acısını fark edin.

 

Yaşadığı duyguyu bir iki kez ona yansıtın. “Sen şimdi çok kızdın. Bana kızdığını göstermek için vurmak istiyorsun. Ağlıyorsun ve çokta üzüldün. Kafan karıştı ve canın yanıyor.” gibi yansıtmalar yapmak çocuğu daha iyi hissettirecek ve daha kolay yatışmasını sağlayacaktır.  Bunun yerine sizi duyamayacağı sorularla yaklaşmak yangına benzin dökmek gibi etkilere benzetilebilir.

 

Size yapışıyor veya vurmaya çalışıyorsa ellerini sakince tutmaya çalışın. Yukarıdaki gibi yansıtmalara az ve öz devam edin. Vurmaya ısrar ederse yanından ayrılın ve öfkesinin yatışmasını bekleyin. Bu sırada işinize devam edebilirsiniz. Bu süreç birkaç saat kadar uzun sürer ise zaman zaman çocuğunuzun yanına uğrayıp ısrarcı olmadan nasıl olduğuna bakabilirsiniz. Anlatmak isterse, soru sormadan sakince onu dinleyin. Ortada kendine veya başkasına zarar verebileceği bir ortam varsa tehlikesiz bir ortamda öfkesini yaşamasına izin verin. 

 

Çocuklar kendilerini bazen bir koltuğun arkasında bekleyerek, bazen bir yastığı yumruklayarak, bazen de ağlayarak yatıştırmaya çalışırlar. Hiç denemediyseniz, siz acele davranmadığınızda buna benzer davrandıklarını göreceksiniz. Ancak bu bittikten sonra yanınıza gelerek sizinle yeniden eski çocuğunuz olarak temas kurmak isterler. Öfke atağı yatıştığında çocuğun karşılaşacağı ebeveyn duygusunun “senin canın yandı ama artık geçti ve ben buradayım” şeklinde olması önemlidir. Yatıştıktan sonra öfkeli bir ebeveyn görmesi zannedilenin aksine durumu hiç anlamamasına yol açacaktır. Onun duygu frenini öğrenebilmesi,  yatıştığında karşılaştığı ebeveynin duygusal haline bağlıdır.

 

Kısaca bu sağlıklı öğrenmeyi bir örnekle daha tarif edelim. Çocuk öfkeli bir tepki veriyor. Ebeveyn sakin kalıyor. Onu izliyor. Yardım isteyip istemediğini soruyor. Çocuk hiçbir yönergeye açık değilse bekliyor.  Tehlikeli bir ortam var ise güvenli bir ortama geçiliyor. Çocuk kendi kendini yatıştırana kadar çocuğa ısrarlı müdahale edilmiyor ancak “ben buradayım” duygusu hissettiriliyor. Çocuk yatıştığında ebeveyniyle temas kurmak isterse bu konu konuşuluyor. Bu tekrar edildikçe çocuğunuz neyi neden yaşadığını daha iyi anlamaya başlayacak ve öfkelenmek yerine kendini daha kolay ifade edebilecektir.

 

En önemlisi bir durum değerlendirmesi: Ebeveyn kendi içinde çocuktaki öfkeyi kaldırabiliyor mu anlaması gerekiyor. Çocuğunuz bağırmaya başladığında karnınız kasılıyor, titremeye başlıyor veya çocuğunuzla kelime savaşına girmek gibi deneyimler yaşıyorsanız,  kendi çocukluğunuzda sizin duygularınızda da iyi bir sindirilme yaşanmamış demektir. Buna çocuğun duygusuna dayanamamak diyoruz. Bu nedenle kendi ebeveynlerinizle yukarıdaki maddeleri hatırlayıp yeniden değerlendirin, travmatik deneyimlerinizi bir profesyonel yardımı ile daha da kolay aşabilirsiniz. Çözülmemiş çocukluk acılarınız, siz sakin görünmeye çalışsanız dahi beden dilinizden çocuğa yansır. Evet, duygu frenlerimiz de genler gibi nesilden nesile aktarılabiliyor.

 

Uzm. Kli. Psk. Vildan Çelik